Dünyada Güneş

09/11/2015
Dünyada Güneş

2010’da güneş PV kapasitesine 17 GW eklenerek tüm toplam kapasite 40 GW’a getirilmiştir.Teknoloji fiyatlarındaki düşüş ve güçlü destek politikası büyümeye yardım etti . Avrupa Birliği 2010’da 13.2 GW lık yeni kurulumların %80’ini ilk kez rüzgardaki yeni kurulumları aşmış olarak kendisine çekmiştir. Almanya tek başına 7.4 GW ilave kapasite eklemiş olup kapasitesini 17.3 GW’a ulaştırmıştır. İtalya’nın toplam kurulu kapasitesi Haziran 2011 itibariyle 5.8 GW’dır. İspanya’daki yeni kurulumlar yanlızca 0.4 GW ile 2008’deki zirve dönemlerinden düzenleyici belirsizliklerden dolayı  daha düşük olmuştur. Toplam PV kapasitesi İspanya’da 3.8 GW’a ulaşmıştır.

GÜNEŞLENME SAATLERİNİN KIYASLANMASI




Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyeli , Avrupa kıtas ının önde gelen güneş enerjisi yatırımlarına sahip ülkeleri Almanya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti  gibi ülkelere nazaren daha fazla olmasına karşın yatırım oranı bu ülkelerin çok altında kalmaktadır.  

Makalenin devamını oku »





Rüzgar

09/11/2015
Rüzgar

Yeni tesislerdeki tüm yenilenebilir teknolojiler içinde rüzgar gücünü lider konuma getirmek için 2010 yılı süresince 39GW lık yeni  yeni rüzgar gücü kapasitesi eklendi.2010 yılı sonunda %24’den daha fazla bir artışla toplam global kapasite 198 GW’a ulaştı.2010’daki yıllık büyüme oranı Avrupa ve ABD’deki ekonomik krizin büyümeyi yavaşlatması ve politik belirsizliklerden ötürü 2009’daki büyüme hızını çok az da olsa aşmıştır.Rüzgar gücü, 2010’un sonu itibariyle %2-2,5 oranda global bir güç talebi ile karşılaşmış ve bu oran İspanya(%15.4) ve Almanya (%6) gibi bazı devletlerde çok daha fazla olmuştur. Münferit rüzgar projelerinin boyutu genişlerken küçük ölçekli türbin kullanan topluluk rüzgar enerjisi projeleri daha yaygın hale gelmeye başlamıştır.

Rüzgar Enerjisi, Mevcut Dünya Kapasitesi (1996-2010)

C:\Users\FATMAT~1\AppData\Local\Temp\FineReader11\media\image12.jpeg

2005’deki sadece %4.4’lük bir zıtlıkta Çin, 2005’deki yeni küresel kapasite ilavelerinin %50’sini çekmeyi başarmış olup Çin’deki kurulu rüzgar gücü kapasitesini %44.7’ye getirmiştir. Çin, 2010 ve 2012 süresince 30 GW ‘dan fazla yatırımı planlamaktadır. ABD’nin rüzgar enerjisi kapasitesi, değeri 5 GW yeni kapasite ilaveleri ile birlikte 40.2 GW’a ulaşmıştır. 5.6 GW ve 1.9 GW’lık ilave rüzgar kapasiteleri de ABD ve Birleşik Krallık’da sırasıyla yapım aşamasındadır.

2010’da Avrupa Birliği içerisinde 9.5 GW rüzgar gücü kapasitesi inşaa edildi ve toplam kurulu kapasite 84 GW’a ulaştı. 2007’den beri yeni kapasite ilaveleri ile lider durumda olan rüzgar gücü şimdi doğal gaz ve güneş PV ‘nin arkasında üçüncü gelmektedir.Almanya 27.2 GW’lık kurulu rüzgar gücü kapasitesi ile Avrupa Birliği içerisinde liderdi.İspanya 1.8 GW ekleyerek toplam 20.7 GW’lık kurulu kapasitesi ile dünyanın dördüncü en büyük rüzgar gücü kurulum piyasası haline geldi.

Açıkdeniz rüzgar gücü kapasitesi halen daha küçük ancak 2010 süresince 1.2 GW’lık yeni kurulumlar yapıldı ve toplam global kapasite 3.1 GW’a ulaştı. Açık deniz kapasitesinin çoğunluğu Avrupa’dadır (30 GW). İlk büyük açıkdeniz rüzgar enerji santrali Çin’de 2010’da kurulmuştur.

 

2010’da rüzgar enerjisi üretim miktarı sabit kalırken üretim kapasitesi büyük oranda arttı. Bununla birlikte, Vestas, Gamesa, Hansen Transmissions ve GE Win gibi başlıca üretici firmalar piyasa sıkıntılarına karşı bağışıklık kazanmış durumda değildi. 2010 boyunca iletim sistemindeki sınırlamalar, düşük doğalgaz fiyatları ve  proje finansman edinimindeki sıkıntılardan ötürü satış beklentilerini düşürdüler.

 

TÜRKİYEDEKİ RÜZGAR ENERİSİ

Burada özel oyuncuların rüzgar santralleri kurmak konusunda büyük ilgileri mevcut ancak  lisans sürecindeki ana darboğaz sınırlı bir aktarım kapasitesi oluşturmaktadır. EPDK, rüzgar enerjisi tesislerinin potensiyelinin araştırılması gerekliliğinin ortadan kaldırılmasını takiben aşırı sayıda fazla rüzgar enerjisi lisans başvurusu aldı ve başvuruların 2006 ortasında askıya alınmasına zorlamıştır. EPDK sonrasında başvuruları 1 Kasım 2007 tarihinde kabul edeceğini duyurmuştur.Tüm toplam kapasitesi 78 GW’I bulan 715 başvuru almıştır( Bu rakamı perspektif içerisine koymak için, Türkiye’nin 2007’deki toplam üretim kapasitesinin 40.8 GW olduğunun altını çizmek önemlidir).

EPDK lisanslara “1 Kasım müraacatları” olarak Aralık 2010’da karar verdi. 2007’den beri Enerji Bakanlığı ve EPDK bu başvuruları ayırt etmek için en iyi politikayı araştırıyordu. Gerekli düzenlemeler sonunda çıkarıldı ve Türk Elektrik Dağıtım Şirketi (TEIAS), aynı trafo merkezi ya da lokasyon için yapılan başvuruların ihalelerini organize etti. Bu ihaleler agresif bir rekabet ortamında yer aldı. İhalelerin sonuçlarına göre, birkaç yatırımcı kWs başına 0.04 TL(0,023$) lık katılım ücreti ödeyecek ve hatta bu kWs başına 0.0652 TL(0.037$) a ulaşmaktadır. YEK Mekanizması içerisindeki mevcut stok piyasa fiyatları ve tarife garantisi tutarları belirlidir. Rüzgar enerji santralleri için tarife garantisi kWs başına 0.073$ dır ve bu tutar maksimum yerel üretim pirimi  ilavesi ile yanlızca 0.11 $ sente ulaşabilir. En yüksek pot piyasa fiyatı 0.18 TL/kWs idi ve 2011 ortalama fiyatları 0.13 TL/kWs’I aşmadı.

İşletme masrafları ve finasman ile bu yatırımlar uygulanabilir görünmüyor. Ancak, yatırımcılar rüzgar ölçümleri ve güç üretimi için saatlik tahmin çalışmaları yapmış olabilirler. Yoğun olan saatlerde üretilen elektrik daha yüksek fiyatlara satılabilir.Bunun yanısıra, en yakın trafonun konumu önemli bir rol oynamaktadır. Yoğun trafolar aracılığıyla sisteme verilen elektrik daha yüksek fiyatlara satılabilir. İnşaa maliyetleri ve finansman alternatifleri de farklı projeler için değişkenlik gösterir ve yatırımcı için kabul edilebilir katılım payını etkiler.Tüm bunların ötesinde, birkaç yatırımcı enerji sektöründeki varlıklarını genişletmek için kendi aralarında rekabet etmektedirler.

Enerji Bakanlığı, EPDK, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Genel Kurmay Başkanlığı arasındaki 27 Aralık 2010 tarihli protokol, lisanslı rüzgar enerjisi projelerinin Teknik Etkileşim Analizi nin TÜBİTAK’dan alınması ve Enerji Bakanlığı tarafından onaylanmadan önce  Teknik Etkileşim Analizi onayının Genel Kurmay’dan alınmasını gerektirmektedir. Bu onaylar rüzgar santrallerinin iletişim, denizcilik ve radar sistemleri ile çatışmamamasını sağlamak için gerekli olmuştur. Bununla birlikte, onaylama prosedürü, rüzgar santrali projeleri için düzenleyici çerçeve içerisinde yeni bir darboğaz yaratmıştır.

İleriye dönük olarak rüzgar gücü lisansı için yeni bir araştırma gerekliliğinin öne sürülmesi beklenmektedir. Bu amaçla EPDK tarafından yeni bir araştırma sirküleri çıkarılmıştır.Bu ,lisanslamanın etkinliğini arttırıcak iken bazı yatırımcılar sirkülerde belirtilen bazı teknik gerekliliklerin çok ağır olduğunu belirtmekteler.

Bu raporun yazıldığı zamanda, EPDK toplam kapasitesi 7,491 MW olan 209 ruhsat onayladı. Bu kapasitenin 1,725 MW’I faaliyette iken 5,765 MW’ı da yapım aşamasındadır. En büyük üretici olan Zorlu Holding’in şirketi Rotor Osmaniye’de 135 MW kapasiyeli olarak kurulmuştur.

Daha büyük kapasiteli diğer bir proje yapım aşamasındadır. Al-Yel Elektrik Üretim Şirketi’nin 150 MW enerji santrali 44 türbini ile Kırşehir’de yapılacaktır. Ruhsatı Fransız şirketi olan Akuo Energy Sas’ye aittir. Firma, diğer üç adet rüzgar enerjisi ruhsatını da elinde tutmaktadır. Bu tesislerin yapımını müteakiben Akuo 363 MW kapasiteli rüzgar enerjisi kurulumuna sahip olacak ve muhtemelen Türkiye’deki en büyük rüzgar enerjisi üreticisi olacaktır

Bir Türk İnşaat firması olan Ağaoğlu da yenilenebilir enerji sektörüne olan ilgisini beyan etmiştir.Firma şu anda 126 MW kapasiteli iki adet rüzgar gücü tesisine sahip olup 14 MW ‘da yapım aşamasındadır.

Sektörde birkaç yerel teknoloji tedarikçisi mevcuttur. Alman türbin üreticisi olan Enercon Türkiye’de üretim tesislerine sahiptir. Firmanın Türk holding şirketi olan Demirer ile birlikte partnerliği vardır. Enercon Türkiye, Ege Serbest Bölge içerisinde rüzgar türbin üretimi faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Bugüne kadar firma, 500 MW kurulu rüzgar enerjisi kapasitesi için rüzgar türbini tedarik etmiştir. Enercon da rüzgar enerji santralleri operasyonu ve kurulumu için teknik danışmanlık hizmeti vermektedir.

Model Enerji Şirketi 1,650 Kw kapasitede yüksek kapasiteli rüzgar türbinleri üretmektedir. Şirket ayrıca 2,000 Kw ve 2,500 Kw lık türbinler için çalışmaktadır. Soyut Rüzgar 1 Kw ‘dan 30 Kw’a rüzgar türbini akümülatörü ve 30 Kw’den 500 Kw’a kadar kapasiteli rüzgar türbin iletişim şebeke sistemi üretmektedir.Firma, üretiminin %100’ünü yerel olarak yürütmektedir.GSR Enerji, küçük ölçekli rüzgar türbinleri üretmektedir.

Makalenin devamını oku »





Hidrogüç

09/11/2015
Hidrogüç

30 GW’lık yeni tesisler, global hidrogüç kapasitesini 2010’da 1,010 GW’a getirmiştir. Küresel elektrik üretiminin %16’sı hidroelektrik santralleri tarafından gerçekleştirilmiştir.16 GW  ilave kapasite ekleyerek  toplam 213GW kapasiteye ulaşarak dünyadaki en büyük hidrogüç kapasitesi ve üretiminine sahip olan Çin dünyada lider olmakta olup bu kapasitenin önümüzdeki beş yılda ilave 140 GW ile büyümesi beklenmektedir.

Brezilya, Kanada, Rusya ve ABD Çin’den sonra en çok hidrogüç kapasitesine sahip olan ülkelerdir. Hidrogüç Brezilya ve Kanada için son derecede önemlidir ki elektriklerinin sırasıyla %80’ i ve %61’i hidrogüçden üretilmektedir.Kuzey Amerika ve Avrupa’da mevcut tesislerin modernizasyonu ve pompajlı hidrolik inşaa edilmesi de faaliyet sahasında önem oluşturmakta iken yükselen piyasalar yeni kapasitelerin inşaa edilmesine odaklanmaktadır. Pompajlı hidrolik, suyu daha alçakdan daha yüksek rezervuara pompalayarak enerjinin daha sonra kullanılmak üzere özellikle  ihtiyacın zayıf olduğu zamanlarında depolanmasını sağlar.

Pompajlı hidrolik kapasitesi 2010 sonu itibariyle 136 GW’a ulaşmıştır. Avrupa’nın küçük hidro endüstrisi mevzuat belirsizliğine ulusal düzeydeki Yenilenebilir Enerji Yönergesi ve Su Çerçeve Direktifi’nin çatışan uygulama taleplerinden ötürü meydan okumaktadır.

Çin, en geniş hidrogüç endüstrisine ev sahipliği yaparken Hindistan  küçük ölçekli hidrogüç ekipmanı konusunda 20 faal yerel üreticiye sahiptir. Çinli ekipman üreticilerinden Harbin Electric Machinery ve Zhejiang Machinery & Equipment firmaları küresel ehemmiyete sahiptirler. Alstom, Andritz, IMPSA ve Voith gibi küresel oyuncular global pazarın yaklaşık %40-50 sini kontrol etmektedirler. American Hydro, Bharat Heavy Electrical, CK Blansko Holding gibi bölgesel oyuncular,Energomashexport, Hitachi ve Toshiba’da kalan hesabın %50-60’nı almaktadırlar.

Türkiye’deki Hidrogüç

Hidroelektrik güç santralleri Türkiye’deki yenilenebilir enerji yatırımlarının önde gelen alıcısı konumundadırlar. Ocak 2012 itibariyle 832 lisans EPDK tarafından toplam 29,570 MW kapasiteyle yetkilendirilmiştir. Bu kapasitenin 15,275 MW’ı faaliyette iken 14,295 MW ‘ı yapım aşamasındadır.

Kurulu hidrogüç’ün 11,629 MW’ı Türk Elektrik Üretim Şirketi (EUAS) ‘ne aittir. Bu güç santrallerinden bazıları; Karakaya (1,800 MW), Atatürk (2,405 MW) ve Keban (1,330 MW) dahil olmak üzere devletin özelleştirme portföyünün dışında kalacaklardır. Büyük özel holding şirketleri de bu sektörde faaliyettedir. Doğuş Holding, Akenerji ve Aksa tüm hidroelektrik yatırımlarına sahiptir.

Yapım aşamasındaki en büyük hidrogüç projesi şu an Boyabat Hidro Elektrik Tesisi’dir.  Proje, Türkiye’deki büyük yatırımcıların konsorsiyumundan meydana gelmektedir: Doğuş ve Doğan Holding ile beraber yatırım ortaklığı. 528 KW kapasiteli proje 750 milyon $’lık kredi tutarıyla finance edilmektedir.

Diğer büyük proje de Dicle Nehri üzerine inşaa edilen Çetin Projesi’dir.Proje, Norveçli enerji firması Statkraft’ın Türkiye’deki üçüncü yatırımıdır.

517 MW kapasiteli Çetin Projesi’nin 2015 yılında faaliyete başlaması beklenmektedir. Bu proje, Statkraft’ın toplam kurduğu kapasiteyi 639 MW’a getirecektir.

Akenerji, Türkiye’nin ilk otoprodüktör firma grubudur ve hidroelektrik sektörünün ana oyuncularından birisidir. Yakın geçmişte, portföyünde  163 MW lık hidrogüç tesisini bulunduran İçkale Enerji firmasını satın almıştır. Şirket şu an toplam kapasitesi 298 MW olan lisanslı 8 hidrogüç tesisini elinde tutuyor . 217 MW halen daha yapım aşamasında olmakla birlikte bu kapasitenin 81 MW’ı şu an faaliyettedir. TSKB şirketin portföyünü finanse etmek için 84 milyon EUR sağlamıştır.

Hidrogüç tesis ekipmanı olarak, hükümet üretim için bir girişimde bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Türk Elektromekanik Sanayi Firması tüm türbinleri, jeneratörleri ve  hidrogüç santralleri için gerekli elektro mekanik system teçhizatlarını üretmektedir. Firma, güneş ve rüzgar enerji tesisi ekipmanları için de araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmaktadır.

Makalenin devamını oku »





Türkiye'deki Karbon Emisyonu
Ticaretinin Beklentileri

09/11/2015
Türkiye'deki Karbon Emisyonu <br>Ticaretinin Beklentileri

Türkiye, 2004’deki Birleşmiş Milletler Konvansiyonu İklim Değişikliği’ne taraf olmuş ve 2009’daki Kyoto Protokolü’nü onaylamıştır. 2008 ve 2012 arasındaki periyodda protokol’ün ilk taahhüdü süresince  kantitatif karbon emisyonu azaltım taahhüdünün olmayışından ötürü; Türkiye’nin protokol tarafından oluşturulan esnek mekanizmalara katılmasına izin verilmemiştir. Sonuç olarak, Türk oyuncular, gönüllü karbon piyasalarına karbon kredisi satabileceklerdir. Her ne kadar, Kyoto sonrası rejim özellikleri ve Türkiye’nin buradaki önemi açık olarak uzak olmakla birlikte Türkiye emisyon azaltımı yükümlülükleri konusunda daha aktif rol alabilir ve uyum temelli emisyon ticareti piyasası üzerinde hak elde edebilir.2011’in ikinci yarısındaki Uluslar arası müzakereler 2012 sonrası rejimi şekillendirecektir.

Kyoto Protokol’ünün amacı içerisinde,”esnek mekanizmalar”, ülkelere emisyon azaltım taahhüt hedeflerini yakalama ile birlikte yardım için oluşturulmuşlardır. Uluslar arası Emisyon Ticareti Ek B deki ülkelere kendi aralarında ticaret yapmayı sağlarken (Ek I Türkiye ve Beyaz Rusya hariç olmak üzere) Ortak Uygulama Mekanizmaları Ek B ülkelerine projelere yatırım yaparak emisyon azaltımı talebini diğer Ek B ülkeleri içinde sağlar. Temiz Kalkınma Mekanizması, Ek I olmayan ülkelerdeki emisyon azaltımı projelerini, kendi azaltımlarını Ek B ülkelerine satmak için mümkün kılar.

Her ne kadar Türkiye esnek mekanizmalara katılamasa da , gönüllü karbon piyasalarında oldukça aktifdir. Ocak 2011 itibariyle, 109 proje bu piyasalarda tescil edilmiştir. Bu projelerin büyük çoğunluğu hidro ve rüzgar santralleri iken, birkaç çöp gazı, jeotermal ve bioyakıt projesi de vardır.CO2 eşdeğer birimleri 109 projeden yaklaşık 8 milyon ton olarak elde edilmesi beklenmektedir. Projelerin birçoğu Altın Standart’a sahiptir fakat birkaç projenin VER+ ve VCS standartları vardır.

Düzenleyiciler, emisyon piyasasındaki yatırımcıların katılımını desteklemek için daha büyük bir farkındalık gösteriyorlar. YEK Mekanizmasındaki yeni bir düzenlemeye göre EPDK, her bir lisans sahibinin enerji üretim miktarını her yılın Nisan ayında yayınlayacaktır.

Lisansı olmayan tesisler, bir önceki yıl boyunca ürettikleri elektrik miktarını göstermek için “üretim kaynak sertifikası” alabilirler.

Çevre ve Orman Bakanlığı, Ağustos 2010 tarihinde Karbon Emisyon Azaltımını Sağlama Projelerinin Kaydedilmesi ‘ne dair tebliğ yayınladı. Tebliğ, Altın Standart Kuruluşu gibi kuruluşlardan  karbon sertifikası elde etmek için başvurulmuş olmasını ya da sertifikaya sahip olunmasını amaçlar. Tebliğin ana çerçevesi içerisinde projeler yasal olarak tescil edilir ve çifte sayımın önüne geçilir.

Karbon emisyonu projelerinin kayıt altına alınmasının başlangıcı sadece düzenlemenin kurulmasındaki uzun süreç içerisinde ve Kyoto rejimi öncesindeki kurumsal çerçevede ilk adımdır.

İleriye dönük, gönüllü piyasalara katılım Türkiye’nin karbon piyasalarına daha büyük katılımı için değerli bir deneyim olabilecektir. İkili düzenlemelerin Kyoto sonrası rejim içinde daha büyük bir ehemmiyet kazanması durumunda Türkiye, Avrupa Birliği ve hatta ABD ile birlikte ikili anlaşmalara karar verebilir. Bu durumda, yenilenebilir enerji üreticileri karbon sertifikalarında ticaret yapmak için daha fazla Alana sahip olacaklardır.

YEK Mekanizmasının yenilenebilir enerjideki yatırımı teşvik etmek için yeterli bir teşvik olarak görülmediği zor bir finansman çevresi içinde, karbon finansı yatırımı cezbetmek için önemli bir rol oynayabilir.


Yüksek karbon emisyonu olan endüstriler büyük ihtimalle emisyon azaltım yükümlülüklerine direnç göstermekte iken yenilenebilir enerji temelli enerji santrallerinin uyum temelli piyasalara erişimin elde edilmesinden kazanacakları çok şey olacaktır. Güç santrallerinin ülke içinde karbon emisyonlarının azaltılmasında ticaret yapma olanakları da olacaktır.

Yenilenebilir enerji dahil olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren gruplar olarak, yenilenebilir enerji tesislerinin itibarı ile karbon emisyonlarını telafi etme olanağına sahip olacaklardır.
Makalenin devamını oku »





Türkiye'de Güneş Enerjisi Potansiyeli

20/04/2015
Türkiye'de Güneş Enerjisi Potansiyeli

Türkiye, güneş kuşağı adı verilen ve güneş enerjisince zengin bir bölgede yer almasına rağmen, güneş enerjisinden yeteri kadar faydalanamamaktadır. Ayrıca yıllık 2,640 saatlik güneşlenme kapasitesi ile güneş enerjisinden elektrik üretme potansiyeli açısından Avrupa ülkeleri arasında ikinci sıradadır. Bu kapasite yıllık 380 milyar kWh enerji potansiyeli anlamına gelmektedir. Ayrıca Türkiye'nin yıllık ortalama güneş ışınımı 1,526 kWh/m2-yıl olup bu rakam günlük 4.2 kWh/m2 güce, günde yaklaşık 7.2 saat, toplamada ise 110 günlük bir güneşlenme süresine denk gelmektedir. Yapılan çalışmalar, Türkiye’de 4,600 km2’lik bir alanın bu potansiyelin kullanımı için uygun olduğuna işaret etmektedir. 

En Büyük Yenilenebilir Enerji Kaynağımız Güneş

Dünyaya ulaşan güneş ışınlarının ihtiva ettiği radyasyonu toplayarak hücrelerine veren, bu hücrelerde oluşan kimyasal tepkimelerin meydana getirdiği doğru akımı alternatif akıma çeviren güç çeviriciler ile elde ettiği gücü aktarıcılar üzerinden şebekeye vermek üzerine tasarlanmış olan panel teknolojisi, güneşten bir enerji kaynağı olarak faydalanmak için bizlere çok iyi imkânlar sunuyor. 

Bu panel teknolojisi son yirmi sene boyunca çok ciddi gelişmeler göstererek hem daha ekonomik, hem de daha efektif bir hale geldi. 

Türkiye çok iyi güneş alan bir ülkedir.

Türkiye'nin güneş alma süresinin Avrupa'dan çok iyi olması, son senelerde genelde yenilenebilir enerjinin, özelde de güneş enerjisinin devlet tarafından teşvik kapsamına alınması ve sübvanse edilmesinden dolayı, çok yakın gelecekte Türkiye'nin güneş enerjisinde Avrupa ortalaması kadar bir yatırımı gerçekleştireceği varsayılabilir. Bu yatırımın gerçekleşmesi durumunda önümüzde ki on senede Türkiye'de 20,000 MW büyüklüğünde güneşten elektrik üretiminin devreye girebileceğini söyleyebiliriz.

Makalenin devamını oku »





Niçin Yenilenebilir Enerji?

20/04/2015
Niçin Yenilenebilir Enerji?

İnsanlar, şirketler, devletler daha fazla zengin olmak için kuralsız, kaidesiz ve ilkesiz bir şekilde ulaşılmasını en kolay gördükleri enerji kaynağı olan fosil yakıtlara: petrol, kömür ve doğal gaza hücum ettiler. Milyarlarca yıllık sedimantasyon ve en az yüz milyon yıllık mekanik etki ile oluşan bu fosil kaynaklar elli yıl içerisinde ciddi oranda tüketildiler. En iyimser tahminlerde bile ancak elli yıllık ömürleri kaldığı söylenebilir. 

Aşırı zenginleşmeye neden olan bu kaynaklara sahip olmak için meydana gelen savaşların sonun da ölen, yaralanan, sakat kalan yüz milyona yakın insan, kirlenen atmosfer, yok edilen doğal hayat ve tabiatta yok olması mümkün olmayan milyarlarca ton zehirli ve zararlı atık son eli yılın ağır ve acı bilançosudur. 

Enerjiye olan talebin artması enerji fiyatlarını artırmış, daha ucuz enerji elde etmek için bu defa gelişmiş ülkeler nükleer enerjiye yönelmişlerdir. 

Nükleer santrallerde meydana gelen kazalar hem doğal hayata hem de insanlara büyük zararlar vermiştir. Nükleer santrallerin atıkları binlerce sene daha çevreye ve insana zarar vereceği bilinmektedir. 

Fosil yakıtlar enerjiye dönüştürülürken atmosfere saldığı karbon türevleri ile çevreyi kirletip, doğal hayata ciddi zararlar verirken, nükleer enerjide tabiatta yok olması binlerce seneyi bulan atıkları sebebiyle insanlık için ciddi tehlikeler içeriyor. 

Bütün bu olumsuzluklara rağmen dünya enerjide yeni bir dönüm noktasına gelmiş bulunmaktadır. 

Enerjide yeni bir vizyon olarak yenilenebilir enerji artık gündemimize ve hayatımıza girmiş bulunuyor. 

 Her gün doğan güneş, gün boyu esen rüzgar, yerçekimi etkisiyle her zaman meydana gelen tabiat olayları, yağan yağmur, akan sular, her sonbaharda çürüyen bitkiler hülasası dünya döndükçe devam etmiş, güneş doğdukça da devam edecek ve kendisini yenileyecek olan doğal kaynaklardan bütün enerjimizi elde etme fırsatı, imkanı ile karşı karşıyayız. 

Makalenin devamını oku »